26 Mart 2017

Perdeler Hiç Kapanmasın: 27 Mart Dünya Tiyatro Günü

Belkide Dünya’nın sayılı özel günlerinden bir gün, bugün. Genelde  gençler her  ne kadar tiyatroya teşvik edilmeye çalışılsa da ne yazık ki ülkemizde tiyatro ve sanat hak ettiği değeri görmüyor bununla beraber  belkide “neden bugün tiyatro günü” sorusuna çoğumuzun cevabı bile yoktur.

Öncelikle bu sorunun cevabını verelim:

Dünya Tiyatro Günü , 1961’de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International  Theatre Institute)    tarafından kuruldu.

Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeni  veya yazarın yazdığı evrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean  Cocteau  (Fransa)  tarafından yazılmıştır.

Bu fikir, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) ‘ da açılış günü olan 27 Mart’da çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

Amacı:  Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının  insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim  kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Her sene, sadece tiyatrocular tarafından değil, hayatı seven, yaşamı özümseyip değerler çıkartmasını, kendine katkı payı sağlamasını bilen kişilerce büyük bir coşku ile kutlanır. Tiyatro okullarında, devlet tiyatrolarında, konservatuvarlarda  gerçek bir şölen havası eser ve bu sanatsal coşku tüm havaya yansır. Oyunların son provaları, seçkin görünümlü eğitmenler, öğrenciler, oyuncular..

Omuzlarındaki sorumluluğu büyük bir gururla taşıyarak selam verirler. Tiyatro mu hayatın aynasıdır, yoksa hayat dediğin şey koskocaman bir tiyatro sahnesi  mi?

Tiyatro sahnesinde bıçaklanan adamı hakkıyla oynayan adam mıdır en büyük aktör  yoksa imkansızlıktan çocuklarının gözlerini manavın önünden geçerken bin bir numara ile kapatmak zorunda kalan baba  mı?  Şunu biliriz ki tiyatro bize hayatın gerçeklerini en gülünç haliyle gösterir. Oyun bittikten sonra hayatı sorgulamayan, “ya bu diyaloglar bana bir şey çağrıştırıyor ama ne”  diyenimiz olmadığını sanmıyorum.

Bu seneki yayınlanan bildiri ise oldukça anlamlı:

Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi

“Alacakaranlığın eşiğinde duruyoruz. Oysa tiyatro, bizi o eşikten geçip aydınlık günlere ulaştırmak için gerekli en önemli araç.

Akademisyenlerin toplumsal barış için girişimlerinden dolayı üniversiteden uzaklaştırıldığı, bu nedenle ülkedeki en köklü tiyatro bölümlerinden birinin neredeyse kapanma noktasına geldiği, yine yüzlerce genci tiyatroya kazandırmış özel parasız eğitim veren bir kurumun kundaklandığı, özel tiyatroların ayakta kalmalarını sağlayacak destekten yoksun bırakıldığı, çevrenin korunması amacıyla haklı protestolara katılan sanatçıların ait oldukları sanat kurumlarından ihraç edildiği bir ortamda bırakınız Tiyatro Günü kutlamayı, tiyatro sanatının nasıl icra edilebildiği bile şaşırtıcı ama umut verici.

Biz tiyatro emekçileri, tiyatronun insanı değiştirici, dönüştürücü gücünden kuşku duymayız. Tiyatro olmazsa olmazımızdır.

 Sözümüz bitmeyecek, perdemiz kapanmayacak, sahne ışığımız sönmeyecek, bu kubbedeki ‘hoş sadamız’ karanlığa teslim olmayacak.”
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, bildiriyle birlikte gönderdiği mesajda, tiyatrolardan düzenledikleri etkinliklerden önce bu bildiriyi seyircilere okumasını, sosyal medya ve basılı mecralarda paylaşmasını istedi.

Artı bir bilgi olarak Festival oyunları da dahil olmak üzere, 29 oyun ücretsiz sergilenecek:
Sergilenecek oyunlar için buraya bakabilirsiniz.

Devlet tiyatrolarının kapatılmayacağı bir yıl, yıllar olsun. Perdeler hiç kapanmasın!
Saraylısı, soytarısı, güleni, ağlayanı, akıllısı, delisi ile dolu tiyatro sahnesinde iyi-kötü, amatör-profesyonel bütün oyuncuların ve biz izleyicilerin günü kutlu olsun!