Maalesef dünyanın neredeyse büyük bir kısmını etkisi altına alan ve şuan biz bu yazıyı hazırlarken 169,232 kişide görülen bunun 76,615’i iyileşen ancak 6,494’ü ölen bir salgından bahsediyoruz.
Ülkemizde şuan vaka sayısı 18’dir.

Bu yazımızı okumadan önce şunu belirtmek isteriz ki bizler bir sağlık kurumu veya çalışanları değiliz bu yazı tamamiyle araştırmalarımızın neticesinde ortaya çıkmıştır. Ve kesin doğruluk payı yoktur. Bu sebeple en doğru bilgi için sağlık bakanlığımızın talimatlarını yakından takip etmenizi öneririz.

Korkmalı mıyız?

Öncelikle akıllara gelen ilk soru şu korkmalı mıyız?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye %50 olarak değişmektedir. Öncelikle korkmamalıyızın cevabını vermek isteriz.

Neden korkmamalıyız?
Çevremizde duyduğumuz bir söylem var aslında grip bu hastalıktan daha tehlikeli.

Neden mi?

Amerika Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’na bağlı Amerika Hastalıkları önleme ve kontrol dairesi’nin verilerine göre grip salgını nedeniyle 1 Ekim 2019- 25 ocak 2020 tarihleri arasında 10 bin ile 25 bin kişi hayatını kaybetti. 180 bin ile 310 bin kişi hastanede tedavi gördü. 19 milyon ile 26 milyon kişi grip oldu.

Bu cevap her ne kadar yürekle su serpiyor gibi görünsede aslında suanda içerisinde bulunduğumuz COVİD-19 virüsünü teklikeli yapan en büyük etken henüz hastalığın Resmi bir tedavisi olmaması.

Peki iyileşenler nasıl iyileşiyor?
Bu sorunun cevabı tamamiyle kişiden kişiye göre değişmektedir. Buradaki en büyük etken bireyin güçlü bağışıklık sistemi ve bünyesi.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için ne yapmalı?

– Sigara içmeyin içiyorsanız azaltın

– Yüksek proteinli meyve ve sebzeler tüketin

– Düzenli egzersiz yapın

– Alkol kullanıyorsanız azalatın ya da bırakın

– Yeterli uyku uyuyun

– Ellerinizi sık sık yıkamak ve etleri iyice pişirmek gibi enfeksiyonları önleyici tedbirleri alın.

– Stresi en aza indirmeye çalışın.

Tabi tüm bunları yapmanın bin bir çeşit yolu ve zaman çizelgesi var. Tüm bunları yapsanız bile hemen 3 günde etkisini göremeyiz ancak en azından bir yerden başlamamız gerekiyor.

Neden korkmamalıyız sorusunun devamı

Çünkü korkarsak panik yaparız ve işler iyice istemeyeceğimiz noktaya gelebilir. Bu sebeple korku en son düşüneceğimiz nokta olmalı. Bizlere gerekli tedbirleri alırsak ve Sağlık bakanlığının ön gördüğü durumları ve uyarıları dikkate alırsak hastalığın bize bulaşma oranı oldukça düşer.

Nedir bu tedbirler?

Tedbirler basit

  • Bol bol el yıkama alışkanlığı edineceğiz
  • Sarılmaktan kaçınacağız
  • El sıkışmaktan kaçınacağız
  • Toplum içerisinde bireylerle mesafemizi koruyacağız
  • Yediğimiz çatal bıçağı su içtiğimiz bardağımızı bir kez yıkayacağız
  • Toplumun sık sık kullandığı ( Asansör düğmesi / kapı kolları ) vb yerleri varsa peçete yoksa üzerimizdeki kıyafetler yardımı ile kullanacağız.
  • Gün içerisinde giydiğimiz kıyafetleri 2. kez yıkamadan giymemeliyiz
  • Yediğimiz yiyeceklere dikkat edeceğiz besin değerleri yüksek ürünler tüketeceğiz.
  • Kalabalık yerlerden mümkün olduğunca uzak durmalıyız.

Tüm bunlar ve bu gibi önemli noktalara uyduğumuz taktirde virüsün bize bulaşma olasılığı oldukça düşecektir.

COVİD-19 Riskli yaş durumu nedir?

Aslında bu çok kalıp bir durum ancak şu ana kadar görülen tüm verilerde 60 yaş üzeri kişilerin riski çok daha fazla bu yaş altı kişilerde bünyeden bünyeye değişen bir istatistik söz konusu. Ama siz yine de yaşınıza aldanıp rahat olmamaya özen gösterin. Sizi etkilemese bile taşıyıcı olabilir ve bir yakınınızı veyahutta çevrenizde bulunan bir kişiye bulaştırabilirsiniz.

Peki bu süreçte doğada olsak risk azalır mı?

Bu soruyu neden soruyoruz çünkü bizim yaptığımız işin bir ana parçası olduğundan dolayı belirtmek istiyoruz. Evet doğada olmak sizin riskinizi bir nebze azaltabilir ama %100 keser diyemiyoruz. Çünkü doğada olduğumuzda hijyen oranımız şehirdeki hijyenimizden çok daha düşük oluyor. Ayrıca doğada kimlerle olduğumuzunda önemi var orada kapmamış olabiliriz ama COVİD-19‘un 14 gün kuluçka süreci var bu sebeple belirli bir yer güvenlidir demek çok iddalı bir terim olacaktır.

Corona vürüsünün belirtileri neler?

Belirtiler çok stabil diyemeyiz ancak en öne çıkanları aşağıda sıralıyoruz.

  • Yüksek ateş
  • Kuru öksükür
  • Baş ağrısı
  • Nefes darlığı

Corona belirtileri bende var ne yapmalıyım?

Öncelikle yukarıda belirttiğimiz kuralı hep hatırlayalım asla panik yapmamalıyız. Kendimizi bi kuluçka sürecine dahil edip evde istirahate çekilmeliyiz. Belirtilerin artması durumda aşağıda belirttiğimiz şehrinizde bulunan en uygun hastaneden yardım isteyebilirsiniz. Ancak özellikle belirtmeliyiz ki bu işlemi kendinizden %100 emin olduğunuzda yapmalısınız. Çünkü şu süreçte hastanelerimizi boşuna meşgul etmek başka bir önemli hastanın riskinin artmasına neden olabilir

Türkiye’de hangi hastaneler Corona tedavisi yapıyor

  • Adana Şehir Hastanesi
  • Ankara Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Şehir Hastanesi.
  • Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Bursa Şehir Hastanesi
  • Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Şehir Hastanesi.
  • Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Bursa Şehir Hastanesi
  • Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi
  • Eskişehir Şehir Hastanesi
  • Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Isparta Şehir Hastanesi.
  • Kartal Dr. Lütfe Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • -Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi.,Adana Şehir Hastanesi
  • Ankara Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Şehir Hastanesi.
  • Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Bursa Şehir Hastanesi
  • Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Eğitim ve Araştırma HastanesiAdana Şehir Hastanesi
  • Ankara Şehir Hastanesi.
  • Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Bursa Şehir Hastanesi
  • Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi
  • Eskişehir Şehir Hastanesi
  • Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Isparta Şehir Hastanesi.
  • Kartal Dr. Lütfe Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi.,
  • İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • İzmir Dr. Suat Ceren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Kayseri Şehir Hastanesi
  • Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
  • Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Yozgat Şehir Hastanesi.

Peki asıl soru Corona’dan neden korkmalıyız?

Korkmamızı gerektirecek önemli unsurlaradan bir tanesi biz henüz bu yazıyı yazarken ve dünya genelinde 169,232 kişide bulaşan bu insanların 6,494’ünü öldüren ciddi bir virüs.

Avrupanın neredeyse tamamını etkisi altına almış hatta büyük ülkeleri karantina altına aldıracak kadar etkisini göstermiş olan ligleri iptal ettirip hayatı durma noktasına getiren bir virüs.

Korkmamızın en büyük sebeplerinden bir taneside bu virüsün henüz belirli Resmi bir tedavisi olmaması.
Aslında devletlerin birbirlerine sınırlarını kapatmasının bölgeleri hatta ülkeleri karantina altına alıp sokağa çıkma yasağa uygulatmasının en büyük sebebide bu.
Yoksa yukarıda belirttiğimiz dünya genelinde daha büyük ölüme sebep olan başka hastalıklarda var ancak bir çoğunun tedavisi mümkün. Ama tedavisi henüz mümkün olmayan bu hastalığın nelere yol açacağını bilmemek korkmamıza sebep olabilir.

Corona ve grip karşılaştırması

Dünya grip verilerine bakıldığında ölüm oranı %0.2 Ancak Corona sürüsünde bu rakam %4.7. Corona virüsünün yayılma oranı ise %40 civarlarında seyredilmektedir. ( Bu rakamlar araştırma sonucu bulunmuştur kesinliği söz konusu değildir )

illaki bir çözüm tedavi bulunacak

COVİD-19’un illaki bir tedavisi bulunacak biz bu yazıyı yazarken sizde bu cümleleri okurken dünya genelinde milyonlarca bu konuda araştırmalarına devam ediyor. Ancak en iyimser süreç ile bir ilacın bulunması ve bu ilacın doğru olduna emin olunma süreci belirtilen sürelere göre en az 2 ( iki ) ayı bulacak gibi gözüküyor.

Karantina bir çözüm mü?

Bu sorunun bir kaç farklı ele alış biçimi olabilir ama en temel basit cevap evet bir çözüm. Ama hastalığı iyileştirmek için değil toplumu korumak ve yayınlamasını önlemek için bir çözüm.

Sonuç ne yapmalıyız?

Yapmamız gerekenleri yukarıda sıraladık ancak tekrarlamakta fayda var.
Özellikle çevremizde yaş oranı riskli olan kişilerden mümkün olduğunca uzak durmalıyız.
Topluluk içerisinde bulunmamız gerekiyorsada mesafeyi korumalıyız.
Bol bol ellerimizi yıkayıp hijyenimize oldukça dikkat etmeliyiz.
Belirtiler var ise emin olana dek evde kendirimi karantinaya almalıyız. Emin olduğumuzda çevrenizdeki yetkili hastanelerden destek istemeliyiz.

Yaşıyorken Yap etkinlikleri ne olacak?

Daha sağlıklı bir dünya ortamı oluşana kadar sizlerin ve çevrenizin ayrıca çevremizin sağlığını önemsiyoruz. Bu sebeple süresiz bir şekilde etkinliklerimizi durdurmuş bulunmaktayız.

Umut ediyoruz ki bu süre çok uzun sürmez ve biran evvel sizlere ait olduğumuz sosyal çevremize kavuşuruz.

Bu sürede önce kendinize sonra çevrenize ailenize dikkat edin. Sizler önemlisiniz ve bu dünya da henüz yaşanacak çok güzellikler var.

Dikkatli olun sağlıkla kalın Yaşıyorken Yap’ın..

Etkinlik hakkında yorum yap